NYC 2 IST Yazdır E-mail
Bir moda başkenti olan New York ve çok yakında moda başkentlerinden biri olacağını düşündüğümüz İstanbul…
Kozmopolit ve dinamik yapılarıyla aslında birbirine çok benzeyen bu iki şehir arasında köprü görevi üstlenen bir online dergi: New York City to İstanbul ya da kısa adıyla NYC 2 IST.
Başta New York ve İstanbul olmak üzere dünyanın diğer moda başkentlerinden sıcağı sıcağına haberler vermeyi kendine ilke edinmiş ve merkezi New York’ta olan online dergimiz NYC 2 IST yayın hayatına Ekim 2006 tarihinde başlamıştır.
Modanın sanat dallarından biri olduğu düşüncesiyle hareket eden online dergimizde en son moda haberlerinin yanı sıra sanatın diğer formlarıyla ilgili yazıları ve haberleri de bulacaksınız.

Rana Solaker

İstanbul doğumluyum. Lise öğrenimimi Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladıktan sonra İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldım. Moda eğitimimin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldum. 2005 yılında RANA NYC markasını, 2006 Ekim’inde de NYC 2 IST’i kurdum.
Beyni tamamen moda ve psikoloji arasında bölünmüş bir insanım. Öyle ki çocukluk yıllarımdan beri iki tane idolüm vardır: Coco Chanel ve Sigmund Freud. Modanın yaratıcı, ve renkli dünyasına ne kadar bağlıysam psikolojiye de o denli bağlıyım. Şu sıralar moda ve psikolojiyi birleştiren enteresan bir projeyi hayata geçirmek üzerinde çalışıyorum.

 

 Mustafa Önder

Profesyonel fotoğrafçı. İstanbul’da doğup büyümüş ve profesyonel hayatı yaşamış bir İstanbullu, New York’ta uzun süre yaşayan ve en az İstanbul kadar sevdiği bu şehri belgeleyen gerçek bir ‘New Yorker’. Dünyanın pek çok ülkesinden fotoğrafları Türkiye’de ve Amerika’daki çeşitli dergilerde yayınlanıp, açtığı sergilerde sergileniyor. Dünyanın hangi köşesinde olacağını o da bilmiyor, ama insana ve onun günlük yaşamına ait ‘gerçek’ kareleri sizinle paylaşacağından emin olabilirsiniz.

 

Dilara Erdem

Hayatımın ilk uzun dönemi İstanbul’da geçti. Bakırköy’de ilk ve ortaokulu, Nişantaşı’nda liseyi okudum. Daha sonra ikinci uzun dönemimi geçireceğim Ankara ODTÜ’ye doğru yola çıktım. Sosyoloji okudum, zamanında bitirdim.
Yazmaya hep sevdalı oldum. İlkokuldayken yazdığım bir kompozisyon, ortaokullar arası yarışmada mansiyon aldı. Sonra kısa kısa hep bir yerlere, her bulduğum kağıt parçasına bir şeyler karaladım. Bir tane gezi yazım bir dergide yayınlandı. Yeni yeni fotoğrafçılık hobim ortaya çıktı. Elimden geldiği kadar bu işe de zaman ayırmak, layıkıyla yapmak için çaba sarfediyorum. Bu ikisinin dışında vazgeçemediğim iki tutkum daha var: Biri spor, diğeri müzik.
Kendime ait bir bloğum var. JTB (www.journeytoblue.com) Günlük hayatımı, gezip gördüklerimi orada paylaşıyorum. Paylaşmayı seviyorum, kendimi de seviyorum. Pozitif bir insan olmaya, hayat argümanıma uygun yaşamaya çalışıyorum: ONE LIFE, LIVE IT! Büyüyünce seyyah olmak istiyorum. Elimde fotoğraf makinam, ayaklarımda botlarım, şortum, üstte keten bir gömlek ile dolaşabildiğim kadar yer dolaşıp başka insanların, başka hayatların hikayelerini de paylaşmak istiyorum. Bu büyülü satırlarım bir kitapta toplansın, diğer insanlara bir şeyler versin, izi kalsın istiyorum.
“İstemek başarmanın yarısıdır” derdi babam. Göreceğiz bakalım, ne kadar haklıymış.

 

Selda Başkaya

1982 İstanbul doğumluyum.2004 senesinden beri moda ve portre fotoğrafçılığı yapıyorum.
Eğitim hayatımdan sonra çeşitli ünlü fotoğrafçıların asistanlığını yaparak kendimi daha da geliştirdim. Yapı olarak gördüğüm her şeyi beynime kazımak gibi bir huyum var. Her konuda bilgi sahibi olmak ve bir şeyler öğrenebilmek en çok hoşuma giden şeylerden birisi.
Hayatımın temel taşları fotoğraf ve yazı yazmak olsa da bütün bunların dışında benim için dünyada ki en önemli şey olan annemle vakit geçirmek huzurumun diğer adı. Mütevazı olamayacak kadar bilgili, bildiklerimi bazen susarak protesto edicek kadar ukala olduğumu söylerler. En büyük hedefim Pulitzer ödülüne layık görülmek ama bundan önce gelen hedeflerimin başında moda dünyasında söz sahibi bir yazar olmak var. (Sanırım bu daha kolay )Şimdiye dek birçok dergide çalıştım ve birçok boyumdan büyük iş başardım ama asla ideallerim bitmedi. Dostlarım ince bir ruh yapısına sahip olduğumu düşünür sanırım bende öyle düşünüyorum. Aşırı duygusalımdır ve bu mesleki çalışmalarıma da oldukça yansıyor. Bir Pazar gününü kahve içerek evde geçirmek benim en büyük keyifim. Dilerim yazılarımda sizlere istediklerinizi verebilirim. NYC 2 İST ailesine girdiğim için mutluyum hoş geldim ben.

 

Özüm Kasapoğlu

Ben Özüm Kasapoğlu 17 Nisan 1985'te Kırklareli'de doğmuşum. Çocukluğumu ve lise yıllarımı Karamürsel adlı bir sahil kasabasında geçirdim. Daha sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakultesi'ni kazandım ve İstanbul'a yerleştim. Hukuk hep içimde olan bir şeydi.
İlkokuldan beri başka meslek düşünmedim, sanirim adalet duygusu bana doğuştan bahşedilmişti. Bununla beraber modaya olan bağlılığım başlarda her kadında olduğu kadar olsa da sonradan tasarımcılara olan ilgim ve çanta & ayakkabı tutkumla beraber çook gelişti. Tum bunların yanına yazma kabiliyetim de eklenince ortaya boyle birşey çıktı :) Ayrıca seyahat ve havaalanı hobim beni sürekli yazmaya ve bir nevi seyahatname tadında bir kitapçık oluşturmaya yoneltmiştir. Yeni takıntım ise fotoğraftır. Kendimi bu yönde geliştirmeye çalışıyorum.
Meyvelerden çileği, şehirlerden Barcelona ve İstanbul'u, günlerden Cuma'yı, renklerden yeşili ve moru en bir çok seven insanım. Şu an Hukuk Fakultesi son sınıf oğrencisiyim ve gelecekte guzel, huzurlu bir hayat tek dileğim.

 

Tuba Yarluğ

İstanbul’da doğdum.İlk ve orta öğrenimimi Yalova’ da tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünü bitirdim.


Yaklaşık iki yıldır bir reklam ajansında yönetici asistanlığı ve metin yazarlığı yapmaktayım.
Eğlence, müzik,moda  ve yazı yazmak bana en çok keyif veren şeyler.

 

Tuğçe Özsoy

5 Kasım 1986'da Aydın'da doğdum. Çocukken, 1 hafta hiç eve girmeden koşturuyorsam, diğer 2hafta ateşli yatıyor olur, yine de iyileşince tüm enerjimi yok etmek pahasına dışarıda oynamayı düşlerdim. Sonra şehire taşındık, tüm orta okul ve lise hayatım boyunca okulun "ordan oraya koşturan kızı" adıyla kaldım ve hala öyledir. Gitar çalıp şarkı söylüyor,okul dergisinde yazıyor, takımda lisanslı olarak voleybol oynuyor, halk oyunlarıyla yarışmaya giriyordum. Lise 1'de girdiğimiz halk oyunları yarışmasında 3. lük derecesi aldık Türkiye genelinde.
Bundan sonra da yurt dışı peşimi hiç bırakmadı. Lise 2'de Norveç'teki Birleşik Dünya Koleji'ne kabul edildim. 16 yaşımda, kendim kadar 2 bavula her şeyimi doldurup, arkamda bilindik her şeyi bırakıp, tamamen bir bilinmeze gittim. Beni neredeyse tamamen büyüten bir deneyim yaşatan bir liseden mezun olup,üniversite için ABD'ye başvurdum.University of Richmond'dan burs alarak buraya geldim ve denenebilecek belli başlı tüm dersleri aldıktan sonra, dünyayı yürüten gücü merak etmemin de etkisiyle, ekonomi odaklı olarak işletme okumakta karar kıldım. Ama ben bir holdingde çalışmayı istemiyorum, o sadece öğrenmek için okuduğum bir şey. Ben medya ve basınla çalışmak istiyorum.
İçimden gelenleri döktüğüm, çok da belli bir kalıba uymayan Shine on You adında bir blogum var. Yazmadan neredeyse duramıyorum. Kalem kağıt yoksa bile içimde diyaloglar yakalıyorum bazen. Fotoğraf çekmeye başladım, müziksiz de yaşayamıyorum. Oradan oraya çantamı alıp ilerliyorum. Düşününce, ben tüm duygularımı uçlarda yaşadığımı farkediyorum. Benim için çok önemli birisi bana, "senin içinde bir çok ruh var, sığmıyorlar" demişti. Sanırım gerçekten öyle ama ben tüm ruhlarımı seviyorum...Kısacası ben Shine on You'nun TugCe'si, counter strike oyununun She-LA'sı, Richmond'ın Tugsi'si ve Tuyç'uyum..

 

Simge Kurban

1982 Tekirdağ doğumluyum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunuyum. Bir kamu kuruluşunun Basın Yayın ve Halkla İlişkiler sorumluluğunu yürütmekteyim.
Ortaokul yıllarından beri hayalimde hep bir kadın dergisi yayımlamak vardı. Sırf bu yüzden gazeteciliğe merak sardım. Şimdi de kendimi bu konuda freelance moda yazarlığı yaparak doyurmaya çalışıyorum. Kendime ait http://fashinn.blogspot.com moda blogum var. Bunun yanısıra
çeşitli moda portalları için stil analizleri yapıyorum. Modayla ilgili herşey benim için son derece heyecan verici olsa da çello çalmak, sevdiklerimle evde kanepeye yayılıp sinema keyfi sürmek ve (tabii ki) alışveriş yapmak da çok hoşuma gidiyor.
Takip ettiğim moda tasarımcıları arasında Emilio Pucci, Derek Lam, Lanvin, Zac Posen, Chloe Marchesa ve Missoni başta geliyor.

 

Cansın Kıraner

12 Ağustos 1983, İzmir doğumluyum. Anne karnında 8 aylıkken bir anda doğduğumu ve bu aceleciliğin bütün hayatımı sarmalamış olduğunu eklemeden geçmeyeyim. Bir şeyleri yaşamaya geç kalacakmışım kaynaklı, kaotik bir korkudan dolayı her şeyi görmek, yapmak, yakalamak gibi bir telaşım var. Oynaya zıplaya, kolda alçı ve kaşta dikişlerle geçen ilkokul döneminden sonra orta okul ve lisede kendimi İzmir Saint Joseph Fransız Lisesi’nde buldum. Frankofon bir okulun dolu dolu geçen 7 senesinde özgüveni ve hayat görüşünü sanırım doya doya ve sindire sindire edindim. Orta okul ve lise yıllarımda zamanımın önemli bir kısmını sporla geçirdim. Okulun voleybol ve step takımında, bir de Göztepe Spor Kulübü voleybol takımında yer aldım. Ayrıca caz dans, paten, tenis ve kayak ile ilgilendim. Daha sonra da üniversitede İstanbul’a yerleştim. Şuan Bilgi Üniversitesi, Medya ve İletişim Sistemleri’nde son sınıfta okumaktayım. Şuana kadar bir dergide, festival gazetesinde, tanıtım ofisinde, sinema filminde ve çeşitli organizasyonlarda staj yaparak ya da çalışarak çok çeşitli deneyimler kazandım. İstanbul’da yaşama hayalim gerçekleştiği için artık önümde daha büyük basamaklar var. Bunlardan ilki nihayet başladığım kitabı bitirmek ve yazar unvanının adımın önünden hiç eksik olmaması; bir diğeri, modanın hayatımın bir ucuna ilişmesi, hep varolması; ve (şimdilik) son olarak gözlerimin keşfettiği ve “keşke diğerleri de görebilse” diye iç geçirdiğim “anlık”ları objektiften herkese görünür kılmak. Bu doğrultuda 2007’nin ilk aylarında başladığım ve her bir seferden sonra daha da büyük bir tutku haline gelen tüplü dalış sporunda da su altı fotoğrafçılığında ilerlemek istiyorum. Uzun lafın kısası ben, ruhumu doyurmak için yazmak ama çok çok yazmak ve tüm farklılıkları kare kare ölümsüzleştirmek için fotoğraf çekmek ama çok çok çekmek istiyorum.

 

 Nihan Bora

1984 yılında İstanbul’da dünyaya geldiğimde kim bilebilirdi ki çalışmayı ve okumayı bu kadar seven bir kız çocuğu olacağımı :) İlk ve orta öğrenimimi hep çalışkan bir öğrenci olarak geçirdim. Liseyi Aydın Doğan Anadolu İletişim Meslek Lisesi’nde dans, folklor, voleybol derken bir de baktım hiç de fena olmayan bir dereceyle, 4.’lükle bitirdim. Lise 2’de benim için çalışma hayatı başlamıştı bile. Radyo programcılığıyla başlayan iş hayatım Milliyet Gazetesi’nde 1 yıllık stajla devam etti. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Radyo-Tv Yayımcılığı Bölümü’nden mezun oldum yetmedi Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’ne dikey geçiş yaptım ve inşallah bu yıl bitireceğim. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi radyosunda 1 yıl radyo programcılığı yaptım. RAYAD’ın düzenlediği Radyostar Yarışması’nda 2 oldum. Radyoculuk benim için yazmak kadar vazgeçemeyeceğim bir tutku. İlerde beni iyi bir radyoda kulaklara hitap eden bir halde takip edeceksiniz, diliyorum :) Dediğim gibi lise 2’de başlayan eğlenceli bir çalışma hayatım oldu ve devam da ediyor. Ama benim asıl işim okumak, gözlemlemek ve yorumlamak. Bunun için de şimdiye kadar birçok dergide yazdım/yazıyorum. Şimdi de bu kaliteli dergide sizlerle olmaktan son derece mutluyum. Tek şeye inanın, isteyince oluyor!

 

Enise Kaya

İstanbul doğumlu, tipik bir terazi burcuyum.
Yeni yerler keşfetmeyi, kaliteli esprileri ve parfümleri çok severim.
Profesyonel iş hayatımın yani sıra eğitim hayatıma da Londra'da devam ediyorum.
Bunlara ek olarak, parfüm şeçiminde insan karakteri ve yaşam tarzının en az zevkler kadar etkili olduğuna inanıyor ve bireylerin doğru parfümü bulmaları konusunda parfüm danışmanlığı yapıyorum.
Fırsat buldukça parfüm yorumlarımı www.perfumefanclub.com adresinde yazıyorum ve bundan böyle yeni yazılarım ile NYC2IST'da da olacağım.

 

Melda Deniz Vela

1986 Bursa doğumlu. Babası iç mimar + inşaat mühendisi, teyzesi amcasi kuzenleri ailenin neredeyse tüm bireyleri tasarımcı ve mimar. Melda 14 yaşından beri t-shirt tasarlıyor. 20 parçalık ayakkabı koleksiyonu hazırladı (amatör girişim). Şu an ayakkabılara broşlar fımo keçe karısımı kolyeler yapıyor. Aldıgı hazır giysileri kesiyor üstüne örgüler, boyalar, kumaşlar ekleyip kişiselleitiriyor. Aynı zamanda Uludağ Üniversitesinde  İşletme 3. sınıf öğrencisi. Arkadaşlarınin çekimlerinde modellik de yapmış. Uçurtmalara, gökkuşaklarına ve NYC2IST'a  bayılıyor:)

 

Elvan Dink

1986 Bursa doğumluyum. 5. sınıftan beri resim ve yağlıboya çalışmaları yapıyorum. Bunları tshirtle birleştirip 2006 kendi markam olan Elvan Dink’i kurdum. Ve bir yıldır bunları kendi kurduğum internet sitemde sergiliyorum. Yağlıboya tablolarımı t-shirtlerin, çantaların, kotların, bebek giysilerinin üzerine baskı gibi el boyamasıyla ciziyorum ve satıyorum. Uludağ üniversıtesı 3. sınıfta işletme okuyorum. Yabancı dilleri öğrenmeyi çok seviyorum orta derecede Rusça ve İtalyanca biliyorum. Ayrıca moda ve stil yazıları yazmaktan çok zevk alıyorum. Dikiş ve tasarım eğitimi aldım yakın zamanda da bu eğitimimi daha iyi bir moda tasarım eğitimi ile desteklemeyi planlıyorum. Markamı ileri seviyeye taşıyıp daha çok kişiyle paylaşmak ve nyc2ist da yıllarca yazmak istiyorum.Web sitemin adresi www.elvandink.com

 

Sema Tülübaş

Almanya'da doğdum, 1992 yılından beri İstanbul'da Nişantaşı'nda yaşamaktayım. Nişantaşı "LCC Sanat Merkezi"nde İç Mimarlık eğitimi aldım ve yine Nişantaşı'nda olan aile şirketimiz Ma Maison'da görev almaktayım. Nişantaşı'na aşık bir kişi olarak ayrıca moda'dan uzak durmamak, daha içinde olmak ve amatör bir ruhla çevreme yaptığım bir nevi "yaşam koçluğu" ve "styling" çalışmalarımı daha çok kişiye ulaştırmak adına http://semanisantasinda.blogcu.com adresinde Nişantaşı, moda, alışveriş ve yaşam üzerine "eğlenceli" yazılar yazmakla yeni bir dünyaya adım attım.
İş yoğunluğum arasında beni başka bir dünyaya götüren "yazılarım ile kişilere ulaşmak" düşüncesi beni hep çok fena heyecanlandırdı, mutlu etti. Amacım çok kişiye, kendi sayfam yada kendine has bir duruşu olan kuruluşlar ile bir araya gelerek ulaşabilmek.
Siz de yazılarımdan herhangi birini okuduysanız size de ulaşabildim demektir.
Benim için ulaşmak 1inci adım.. 2si ise ulaştığım yerde kalabilmektir ;)

 

Zeynep Erkan Daldal Tayalı

Türkiye’deki 3 soyadlı tek insanım. Burcu Yengeç, yükseleni Koç olarak ortaya karışık bir ruh halindeyim. Simultane çevirmenlik doğumlu bir reklamcıyım. Aynı zamanda stil danışmanlığı yapıyorum. www.fashionoutstylein.blogcu.com adresindeki blogumda stil danışmanlığının yanı sıra moda ve trendlerle flört ediyorum. Modaya olan tutkumu keşfedene kadar maymun iştahlı biri olduğumu sanıyordum; sadece ne istediğimi bulmam gerekiyormuş.
Sanırım beni en iyi tarif eden iki kelime avangard ve deli. Bundan gurur duyuyorum. Her zaman bir dergide yazmak istedim, NYC2IST için yazmaktan keyif alıyorum. 30’u devirdim ve yaşlanıp saçlarımı bembeyaz kullanmak için bekleyemiyorum!!! Bir dergi aldığım zaman noktasına, virgülüne, advertorial’larına kadar her yerini okumadan uyuyamıyorum. Dans etmeyi çok seviyorum, çok iyi göbek atıyorum. Rock’la büyüdüm, türkü’yle devam ediyorum – ki aynı “sound”lar aslında. Jazz’ı çok seviyorum, fasılı da. Çizgi filmlere bayılıyorum, koleksiyonunu yapıyorum. Ayrıca minyatür ayakkabı koleksiyonu yapıyorum – gerçi gerçeğinin de koleksiyonunu yapıyorum denebilir. Eski Amerikan arabalarını en çok muscle car’ları, araba kullanmayı, İstanbul’u, en çok Bebek’i, sanatı, en çok resmi ve Degas’yı, çay-tavla-nargile üçlüsünü, kırmızı şarabı, en çok Shiraz’ı, Paris ve Londra’yı, en çok Louvre ve V&A’yi gezmeyi, tiyatroyu, denize karşı bir kahve eşliğinde dertleşmeyi, arkadaşlarımı, çok farklı iki insanın çocuğu olmayı ve uzun boylu olmayı seviyorum.

 

Ece Yücel

26.07.1980 İstanbul doğumluyum. İsmim cismim ve kedigil aşkımla tam bir aslan burcuyum sanırım. Sanatla büyüdüm. Özellikle resim ve edebiyat. Dedem ressam ve sanat elştirmeniydi. Çocukluğumdan beri yazar çizerim. Annem hala saklıyor bazılarını. Annem iç mimar, babam makine mühendisi projeler oldukça hala çalışıyorlar. Bodrum’daki evimize yerleşip orda emekliliklerini sürmek hayalleri. 2 siyam kedim var. Benden çok anne ve babama aşıklar gerçi. Notre Dame de Sion Fransız lisesi mezunuyum. Sonra FM mezunu olmama rağmen herkesi şaşırtarak İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı’nda okumaya karar verdim. Babam 4 senelik bir üniversiteye devam ediyormuşum gibi hissetmediğini söyleyince ben de “seni mi kıracağım bir bölüm daha okuyayım “dedim. İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramatürji bölümünde çiftanadal okudum. Bu arada Kanal D’de staj yaptım; almanca ve ispanyolca  öğrendim. Radikal Kültür Sanat’ta stajyer konumunda çalıştım. Bu arada üniversite bitti. E yüksek lisanssız olmaz; Galatasaray Üniversitesi’nin Sorbonne ve Dauphine Üniversiteleri ile beraber yürüttüğü Uluslar arası İşletmecilik bölümünde okudum. Şimdi Nişantaşı’nda bir ithalat şirketinde çalışıyorum. Gönlümdeki aslan yazmak. Onu da Rana sayesinde doyuruyorum şimdilik.

 

 

Bengi Gençer

2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım bölümünden mezun oldum. 1998 yılından beri çocuk kitapları resimliyorum. Bu süre içinde bir tasarım ajansında ve uluslararası bir şirkette grafik tasarımcı olarak çalıştım. Halen ders kitabı ve hikâye kitabı illüstrasyonu ve grafik tasarım üzerine çalışmaktayım.
Günlük çizimlerimi yayınladığım blog adresim: http://bengidiyorum.blogspot.com
Moda ve tasarım içerikli blog adresim: http://benkonusuyorum.blogspot.com

 

Fikri Temel

Adıyaman doğumluyum. Malatya'da lise eğitimimi tamamladıktan sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi biyoloji egitimimi yarıda bıraktım. 

Şu anda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil Ve Moda Tasarımı bölümüne devam  etmekteyim .

 

yorumlar

Birbirinden özel ve güzel insanlar aranızda olmaktan mutluluk duyuyorum.Bu siteyi yaşatan bilgi görgü ve dayanışmayı kutluyorum süper site emeklerinize sağlık.Ben de Emekli askerim şimdilerde takı tasarım web sitemden yaklaşık 1300 modelle iddialıyım.Önerilerinizi bekliyorum.

Gönderen Hüseyin Alparslan, Anasayfa here on 05/23/2008, at 17:49

Sitenizle bugun tanistim ve itiraf etmeliyim begendim ve kiskandim. Neden derseniz... Benimde aklimda nyc ve istanbul u en cok sevilme sirasinda her zaman degisiklik yapan ozel insanlar icin envayist terimini kullanip onlari bir araya toplamayi dusunuyordum web sayfamda. Genede yapmayi dusunuyorum ama siz zaten bu sayfayida yapmissiniz. Gayet guzel konular , yazilar ve yazarlariniz var. Mayis basi nyc den gozume kestirdiklerimi size yazar belkide sizin icin kisa film cekerim modayi yansitan. simdilik iyi calismalar.
Keep up the good work!
Cem

Gönderen Cem TOPRAKLI, on 02/12/2008, at 18:51

Bir sürü farklı hayat okudum yukarıda...Hepsi ap ayrı tatları yaşamlarında harmanlamış. Özenmemek inanın elde değil sizi newyorkta moda tasarımı ile ilgili okullar ararken keşfetttim ama biliyorum artık sürekli okuyacağım bir sayfam daha var.Yazın newyorkta sadece üç aylığına bulundum bu herşeyi içine sığdırabilen şehre bende aşık oldum ve oralarda eksik kalmış bir hikayem var fırsat olursa tamamliycam sizlerde oradaki moda okullarıyla ilgili beni aydınlatırsanız sevinirim hepinize hayatta başarı dolu yıllar diliyorum ilginize şimdiden teşekkürler.

Gönderen rüveyda sezgin, Anasayfa here on 01/06/2008, at 07:16

 1 
Sayfa 1 de 1 ( 3 yorumlar )
©2006 MosCom

Yorum eklemek için üye olmalısınız. Üye iseniz lütfen giriş yapın
ADnet Reklamları Siz de reklam verin

Giriş Formu






Parolamı unuttum?
Hesabınız yok mu? Bir tane oluştur