Yazdır
PDF

Yazar // Rana Solaker

Erkeklerin Dolabında Olması Gereken 10 Klasik Giysi

Moda neredeyse ışık hızıyla değişen yapısıyla her sezon önümüze birbirinden farklı trendler sunuyor. Her ne kadar modanın gerisinde kalmamak ve dolayısıyla demode damgası yememek için trendleri takip etmek de fayda varsa da bir insan giyim stilini sadece trendler üzerine kurmamalıdır. Giyim stilinizi her erkeğin dolabında bulunması gereken 10 klasik parçadan yola çıkarak oluşturduğunuz ve günün moda trendlerini bu klasik parçalarla kombine ederek uyguladığınız takdirde hem daha şık olacak hem de zamanınızı ne giyeceğinizi düşünerek harcamaya bir son vereceksiniz. Gelin modanın klasiklerini hep beraber inceleyelim.

 

1-Gri takım elbise-Siyah matemi çağrıştıran bir renk olduğu için gri takım elbise her zaman daha iyi bir seçimdir. İki ya da üç düğmeli takım elbise hemen hemen herkesin üstünde iyi durur.

 

2-Beyaz Gömlek-İster denim pantalonunuzla isterseniz de kumaş pantalonla giyebileceğiniz kaliteli beyaz bir gömlek sizin her daim şık olmanızı garantileyecektir.

 

3-Lacivert Blazer Ceket-Lacivert blazer ceket size her okazyonda şıklık katacaktır. Bu ceketi khaki pantalonlarla, denimle ya da kumaş bir pantalonla rahatlıkla giyebilirsiniz. İçine uzun kollu gömlekler ya da düz desensiz tişörtler giyebilirsiniz. Lacivert blazer ceket alırken seçiminizi iki düğmeli modellerden yana yapmanızı tavsiye ederim.

 

 

4-Koyu Lacivert Denim Pantalon-Çok değil bir kaç sene öncesine kadar denim pantalon listemizde olmazdı. Ancak değişen giyim kurallarıyla birlikte koyu lacivert denim pantalon giyerek de artık şık olabilirsiniz. Burada önemli olan doğru pantalonu seçmek. Tercihinizi üzerinize iyi oturan ne çok bol ne çok dar bir pantalondan yana yapın.

 

5-Trençkot Şık bir erkeğin dolabında olmazsa olmaz parçalardan biri de trençkottur. Thomas Burberry in moda dünyasına kazandırdığı trençkotun özellikle bej rengini tavsiye ediyorum.

 

 

6-Khaki Pantalon Khaki bir pantolon cinsi. Türkçesi de yok. Khaki yazıp “kaki” diye okuyoruz. Adını “toz” anlamına gelen Hintçe sözcükten almış, esasen bir renge işaret ediyor; ten rengi ve bejin bir tonu. Khaki’nin doğumu 1840’lara kadar gidiyor. Bu tarihlerde Hindistan’daki İngiliz koloni güçlerinin pamuklu üniformaları bu adla anılıyor. II. Dünya Savaşı’ndan eve dönen Amerikan askerleri Khaki’yi cepheden çekip okul kampüslerine sokuyor. Jean ve denim (jean kumaşı) bombardımanının yaşandığı 60’lar ve 70’ler geçip 80’lere girilmesiyle birlikte meydan Khaki’ye kalıyor.


7-V Yakalı Süveter Listemizin 7. parçası V yakalı süveter. Her türlü pantalonla kombinleyeceğiniz bu süveteri isterseniz uzun kollu bir gömlekle dilerseniz de bir tişörtle giyebilirsiniz.

 

8-Saat Her ne kadar artık zamanı öğrenmek istediğimizde saat yerine cep telefonlarımızı kullanmayı tercih etsek de saat bir erkeğin mutlaka sahip olması gereken bir aksesuardır. Saatiniz kaliteli erkeksi ve tam bir klasik olmasını istiyorsanız metal ya da deri kayışlı olmalı.

 

9-Siyah deri ayakkabı Takım elbiselerin olmazsa olmazlarından siyah deri ayakkabı dolabınızda bulunması gereken 9.parça. Ayakkabı alırken seçiminizi dikişleri ve derisi çok iyi olan bir ayakkabıdan yana yapın. Unutmayın mottomuz az ve öz. 10 çift orta kaliteli ayakkabınız olacağına 3 çift çok kaliteli ayakkabınız olsun.

 

10-Polo Yaka Tişört İster blazer ceketinizin içine giyin isterseniz de tek başına kullanın kaliteli polo yaka tişört sizi her daim şık gösterecek parçalardan biridir. Polo yaka koleksiyonu yapmak isterseniz işe ilk önce lacivert gri ve koyu yeşil gibi daha geleneksel renklerden başlamanızı öneririm.

Trendler

  Hiçbir koleksiyonunda rock’n’roll ruhundan ödün vermeyen moda dünyasının asi moda evi Balmain’in tribal desenleri ve etnik şıklığı birarada sunuyor. Feminen detayların vurgulandığı çanta ve ayakkabıların her birinin bir hikayesi var. Koleksiyonu keşfetmek için Vakko mağazalarını ziyaret etmeniz yeterli!
Plastik Hayatlar, Plastik Yıldızlar Her dönem kendi yıldızını yaratır. Masumiyet çağı olarak adlandırılan 1950’lilerden Grace Kelly gibi zarif bir yıldızın çıkması hiç de şaşırtıcı değildir örneğin. Özgürlükler zamanı 1960’lar Jimi Hendrix, Jim Morrison, Janis Joplin gibi asi ruhlu yıldızların yükselişine tanık olmuştur.  Aynı zamanda politik bir dönem olan 1960’lar Bob Dylan ve Joan Baez gibi sanatçıların politik söylemli besteler yapmalarına da sebebiyet vermiştir.Yaşanılan dönemler ve o dönemlerin yıldızları arasında bir paralellik vardır. Yıldızlar ait oldukları çağın bir nevi aynasıdırlar.Peki günümüzün yıldızları dönemimiz hakkında bize neler söylüyor?  Çürüme, yozlaşma, korkunç hızlı bir tüketim, kalitesizlik... Bunlar ilk akla gelenler.  Peki ne oldu da Jim Morrison gibi yıldızlardan Justin Bieber ve Kim Kardashian türevlerine geldik? Yaşadığımız süreçte deneyimlediğimiz çürüme 1980’lerde başlamıştır. Aslında gerek renkli giyim tarzıyla,  gerekse de gökkuşağının renklerine bulanmış pamuk helva kıvamındaki kimi şarkı sözleriyle 80’li yıllar bir yönüyle de sonsuz bir naifliğe sahiptir. Ancak yine de 80’li yılların felsefesini en iyi özetleyen şarkı maalesef “Material Girl” olmuştur. Seksenli yıllar ne de olsa zenginliğini insanların gözlerine sokan Donald Trump’ın devridir. Sinemalarda filmin ana kahramanı Gordon Gekko’nun hırs küpü bir şekilde New York sokaklarını arşınladığı “Wall Street” oynamaktadır. Dönemin rengi kuşkusuz altındır. Açgözlü ve hırslı olmak makbüldür. Açgözlülük 80’li yıllarla o kadar özdeşleşmiştir ki dönemin bu özelliğinden belli ki iğrenmiş olan Amerika’lı yazar Bret Easton Ellis oturmuş bir 80’li yıllar eleştirisi olarak da görebileceğimiz “Amerikan Sapığı” kitabını yazmıştır. Kitabın kahramanı Patrick Bateman 80’li yılların bütün değer yargılarının bir yansımasıdır. Kitap boyunca Bateman ve arkadaşlarının insanlara değil de statü sembollerine önem verdiklerini görürüz. Maddeyi ön plana alan 80’li yıllar da tabii ki maddi bir kız olduğunu gururla söyleyen Madonna’nın yükselişine izin verecektir.Doksanlı yıllara geldiğimizde 80’lerin antitezi olarak Seattle’dan bir takım adamlar çıkar karşımıza ve Grunge efsanesini yaratırlar. Her ne kadar Grunge 80’li yılların sonlarında başlasa da asıl patlamasını 1990’lı yıllarda yaşamıştır ve bu dönemle özdeşleşmiştir. Başta şüphesiz Nirvana olmak üzere Pearl Jam, Soundgarden gibi gruplar 80’li yılların balon köpüğü şarkılarının aksine bir içeriği olan ve kalbimize dokunan şarkılar yaparlar. Kendisinden çok önce gelen Punk akımının nihilizminden de etkilenen Grunge öfke dolu şarkı sözleriyle dikkat çeker. İçinde bulunduğu toplumdan hoşnutsuzdur Grunge ve yine Punk akımının ünlü söylemi “Gelecek Yok”u iyice özümsemiştir.  Hedonist ve maddeye tapan 80’li yıllardan sonra insanların yabancılaşma duygusuna sürüklenmesi kaçınılmazdı. Grunge doksanlı yıllarda iyice ayyuka çıkan yabancılaşma kavramının bir yansımasıdır aslında. Bu akımın en önemli figürü Kurt Cobain de büyük bir ihtimalle hissettiği bu korkunç yabancılaşma duygusu yüzünden hayatına son vermiştir. Ve geliriz 2000’li yıllara. Elle tutulan hiçbir içeriği, hiçbir söylemi olmayan yıldızların çağıdır 2000’li yıllar. İnternetin de ilerlemesiyle Andy Warhol’un kehaneti gerçekleşmiş sağımız solumuz 15 dakikalık “celebrity”lerle dolup taşmaya başlamıştır. Mesela bir Paris Hilton çıkmıştır karşımıza. 1950’li yıllarda olsa belki de Hilton otel imparatorluğunun sonunu hazırlayacak bir video skandalı Paris Hilton’ın aslında ne olduğu pek de belli olmayan kariyerine start vermiştir. 2000’li yıllarda amaca giden her yol mübahtır ve eski dönemlerde kuşkusuz bir utanç kaynağı olacak o malum video için Paris Hilton’ın annesinin yorumu ise kızımla gurur duyuyorum olmuştur.  Paris Hilton’ın bu müthiş! tanıtım kampanyası o dönemlerde arkadaşı olan Kim Kardashian’a ilham vermiş o da hemen kendine bir video yaparak “celebrity” dünyasında ben de varım demiştir. Kim Kardashian kimdir, neden ünlüdür, oyuncu mudur, müzisyen midir kimse bu tip soruları sormaz ve gayet munis bir şekilde Kardashian ve ailesinin reality showunu seyreder durur. 2000’li yıllarda müzik konusunda da büyük bir yozlaşma yaşanır. Şarkıcıların ezici bir çoğunluğu Britney Spears ve Jennifer Lopez gibi sabun köpüğü şarkılar yapmakla meşguldur. İnternetin hızına alışan 2000’li yıllar insanının da işine gelir bu. Çünkü ne seyrettiği filmlerde ne de dinlediği müziklerde içerik onu pek ilgilendirmemektedir artık. O sadece ve sadece hemen şimdi eğlenmeye odaklıdır. Yirmibirinci yüzyıl insanının tıpkı seyrettiği reality showlar gibi içi boştur. Ve içinde bulunduğumuz dönemdeki etrafımızı saran bütün yıldızlar içimizdeki bu boşluğun koca bir yansımasıdır sadece. Bu boşluğu çoğu zaman cüzdanlarımızdaki plastik sayesinde doldurmaya çalışsak da sonuç hüsrandır. İnsanın içindeki boşluk Madonna gibi “Maddi Kız” olmaya öykünerek dolmaz. Çözüm plastik hayatlarımızdan organik bir hayata geçmektir. Mutluluğun yolunun tüketmekten değil sevmekten geçtiğini anlamaktır. Belki o zaman yeniden Janis Joplin kulağımıza “Have another little piece of my heart now, baby!” diye haykırır ve biz de tükettiğimiz çöp dizilerle, çöp müziklerle, çöp tweetlerle, çöp reality showlarla bitkisel hayata soktuğumuz kalbimizin yeniden atmaya başladığını hissederiz.
JESSICA BIEL: Sağlıklı Bir Cilt Olmazsa Olmaz! Hollywood’un güzel yıldızı Jessica Biel, güzel bir cilde sahip olmanın cilt sağlığına özen göstermekten geçtiğini düşünüyor. 29 yaşındaki aktris ve eski top model Biel, sağlıklı bir cilde sahip olmak için karmaşık ve kullanımı zor kozmetik ürünleri yerine Imedeen cilt bakım tabletlerini tercih edenlerden… Jessica Biel, cilt güzelliğinin içten geldiğine inanıyor: “Cildiniz iç güzelliğinizin bir yansımasıdır, bu yüzden iyi beslenmeye, cildinizi nemli tutmaya ve düzenli egzersiz yapmaya özen gösterin”. Canlı ve güzel cildiyle ünlü Hollywood starına göre sağlıklı bir cilde sahip olmak düşünüldüğü kadar zor değil. Jessica’nın büyüleyici güzelliğinin aksine, günlük kullandığı bakım ürünleri oldukça basit. Sağlıklı bir cilt için güneş korumasının mutlaka gerekli olduğunu düşünen güzel yıldız, sadece hafif bir peeling, tonik ve nemlendirici ile cilt bakımını tamamladığını belirtiyor ve ekliyor: “Ben ayda bir cildime doğal meyve özlerinden oluşan peeling ve masaj yaptırıyorum. Bunun dışında, Imedeen cilt bakım tabletlerini düzenli kullanarak cilt sağlığımı içeriden desteklemeyi tercih ediyorum”.
Şık olmanın en önemli kurallarından biri de kişinin vücut yapısına uygun bir şekilde giyinmesidir. Size vereceğim önerilerle vücut yapınızla uyum içinde olan kıyafetler seçerek her daim şık kadınlar listesindeki haklı yerinizi almanız işten bile değil. MinyonMinyon tipli bir kadınsanız giysilerinizin üzerinize iyi oturmasına dikkat etmenizde fayda var. Dizin biraz üstündeki etekler, koyu renk jean pantalonlar ve önü açık ayakkabılar minyonların bacak boyunu olduğundan daha uzun gösterirler. Aynı zamanda tepeden tırnağa monokromatik (aynı renkte) giysiler giydiğiniz takdirde boyunuz daha uzun duracaktır.V yakalı elbiseler, ya da üstler ve kısa ceketler de bu tip vücut yapısına sahip kadınlara oldukça yakışan kıyafetler arasındadır.   Kum saatiBu tip vücut şekline sahip kadınların göğüs ve kalça kısımları geniş, belleri ise incedir. Dolayısıyla kum saati grubuna giren kadınlar tercihlerini her zaman dikkatleri ince bellerine çekecek, bele oturan kıyafetlerden yana yapmalıdırlar. Bu tipe uygun olan kıyafetler arasında kalem etekler, New York’lu modacı Diane von Fürstenberg’ün moda dünyasına kazandırdığı düğme ve fermuarı olmayan 'wrap' elbiseler, geniş paçalı jean pantalonlar başı çeker. İyi kesimli, siyah bir pantolon da kum saati tipli kadınları olduklarından daha ince gösterdiği için ideal bir giysi seçimidir. Eğer kum saati grubuna dahil bir kadınsanız sizi kilolu gösterecek olan iri baskılı elbiselerden ya da üstlerden kaçınmanız gerektiğini unutmayın.   İnce-uzunBu tip bir vücuda sahipseniz kıyafet seçiminizde dilediğiniz gibi özgür olabilirsiniz, çünkü size hemen hemen her tip kıyafet yakışacaktır.Siz birbirine zıt trendleri rahatlıkla üzerinizde taşıyabilirsiniz. Seçiminizi hangi yöne doğru yapmak gerektiğiniz tamamen kendi kişisel zevkinize kalmış durumda.Örneğin size diz hizasındaki kalem etekler ya da 70’li yılların çiçek çocuklarını andıran uzun elbiseler aynı oranda yakışacaktır.İnce ve uzun bir kadınsanız son yılların en moda kıyafetlerinden biri olan tunikleri, skinny jeanlerle birlikte giydiğiniz takdirde son derece sofistike bir havaya sahip olmanız işten bile değildir.Sezonun en önemli trendlerinden biri olan babet ayakkabılar da size oldukça yakışacaktır.   TopluBu tip vücut yapısına sahip olan kadınların bazıları kendilerine bol gelen kıyafetlere yönelirler. Ancak bu bir hatadır. Bol kıyafetler kiloları örtmek bir yana kişiyi olduğundan daha kilolu gösterdikleri için siz siz olun bu hataya düşmeyin.Eğer toplu bir kadınsanız uymanız gereken en önemli moda kuralı size ne dar ne de bol gelen, vücudunuza mükemmel bir şekilde oturan ve içinde kendinizi çok rahat hissettiğiniz kıyafetler giymektir. Koyu renkli kıyafetler giyeni daha ince gösterdiği için tercihinizi bu renklerden yana yapmanızda da fayda var. V yaka üstler ve elbiseler de inceltici özelliğe sahip giysiler arasındadırlar.Eğer baskılı giysilerden hoşlanıyorsanız tercihinizi ufak baskılardan yana yapmanız gerektiğini unutmayın.Size en çok yakışacak jean modeli ise vücudunuzun alt ve üst kısımları arasında dengeli bir görüntü sağlayacak olan boot-cut jeanlerdir.   Sizlere verdiğim önerilerle vücudunuza uygun kıyafetler giyerek dünyayı şık bir şekilde fethetmeye hazırsınız artık.Rana Solaker
Erkeklerin Dolabında Olması Gereken 10 Klasik Giysi Moda neredeyse ışık hızıyla değişen yapısıyla her sezon önümüze birbirinden farklı trendler sunuyor. Her ne kadar modanın gerisinde kalmamak ve dolayısıyla demode damgası yememek için trendleri takip etmek de fayda varsa da bir insan giyim stilini sadece trendler üzerine kurmamalıdır. Giyim stilinizi her erkeğin dolabında bulunması gereken 10 klasik parçadan yola çıkarak oluşturduğunuz ve günün moda trendlerini bu klasik parçalarla kombine ederek uyguladığınız takdirde hem daha şık olacak hem de zamanınızı ne giyeceğinizi düşünerek harcamaya bir son vereceksiniz. Gelin modanın klasiklerini hep beraber inceleyelim.   1-Gri takım elbise-Siyah matemi çağrıştıran bir renk olduğu için gri takım elbise her zaman daha iyi bir seçimdir. İki ya da üç düğmeli takım elbise hemen hemen herkesin üstünde iyi durur.   2-Beyaz Gömlek-İster denim pantalonunuzla isterseniz de kumaş pantalonla giyebileceğiniz kaliteli beyaz bir gömlek sizin her daim şık olmanızı garantileyecektir.   3-Lacivert Blazer Ceket-Lacivert blazer ceket size her okazyonda şıklık katacaktır. Bu ceketi khaki pantalonlarla, denimle ya da kumaş bir pantalonla rahatlıkla giyebilirsiniz. İçine uzun kollu gömlekler ya da düz desensiz tişörtler giyebilirsiniz. Lacivert blazer ceket alırken seçiminizi iki düğmeli modellerden yana yapmanızı tavsiye ederim.     4-Koyu Lacivert Denim Pantalon-Çok değil bir kaç sene öncesine kadar denim pantalon listemizde olmazdı. Ancak değişen giyim kurallarıyla birlikte koyu lacivert denim pantalon giyerek de artık şık olabilirsiniz. Burada önemli olan doğru pantalonu seçmek. Tercihinizi üzerinize iyi oturan ne çok bol ne çok dar bir pantalondan yana yapın.   5-Trençkot Şık bir erkeğin dolabında olmazsa olmaz parçalardan biri de trençkottur. Thomas Burberry in moda dünyasına kazandırdığı trençkotun özellikle bej rengini tavsiye ediyorum.     6-Khaki Pantalon Khaki bir pantolon cinsi. Türkçesi de yok. Khaki yazıp “kaki” diye okuyoruz. Adını “toz” anlamına gelen Hintçe sözcükten almış, esasen bir renge işaret ediyor; ten rengi ve bejin bir tonu. Khaki’nin doğumu 1840’lara kadar gidiyor. Bu tarihlerde Hindistan’daki İngiliz koloni güçlerinin pamuklu üniformaları bu adla anılıyor. II. Dünya Savaşı’ndan eve dönen Amerikan askerleri Khaki’yi cepheden çekip okul kampüslerine sokuyor. Jean ve denim (jean kumaşı) bombardımanının yaşandığı 60’lar ve 70’ler geçip 80’lere girilmesiyle birlikte meydan Khaki’ye kalıyor. 7-V Yakalı Süveter Listemizin 7. parçası V yakalı süveter. Her türlü pantalonla kombinleyeceğiniz bu süveteri isterseniz uzun kollu bir gömlekle dilerseniz de bir tişörtle giyebilirsiniz.   8-Saat Her ne kadar artık zamanı öğrenmek istediğimizde saat yerine cep telefonlarımızı kullanmayı tercih etsek de saat bir erkeğin mutlaka sahip olması gereken bir aksesuardır. Saatiniz kaliteli erkeksi ve tam bir klasik olmasını istiyorsanız metal ya da deri kayışlı olmalı.   9-Siyah deri ayakkabı Takım elbiselerin olmazsa olmazlarından siyah deri ayakkabı dolabınızda bulunması gereken 9.parça. Ayakkabı alırken seçiminizi dikişleri ve derisi çok iyi olan bir ayakkabıdan yana yapın. Unutmayın mottomuz az ve öz. 10 çift orta kaliteli ayakkabınız olacağına 3 çift çok kaliteli ayakkabınız olsun.   10-Polo Yaka Tişört İster blazer ceketinizin içine giyin isterseniz de tek başına kullanın kaliteli polo yaka tişört sizi her daim şık gösterecek parçalardan biridir. Polo yaka koleksiyonu yapmak isterseniz işe ilk önce lacivert gri ve koyu yeşil gibi daha geleneksel renklerden başlamanızı öneririm.
Kartpostalla  CD / DVD veya CD-R/DVD-R teknolojisini birleştiren CD KARTPOSTAL artık Türkiye’de. Özel bir tasarımla, kartpostal motifinin yan tarafına CD / DVD ‘nin entegre edildiği bu ürün tüm dünyada popüler bir reklam aracı olarak kullanılmakta. CD KARTPOSTAL size 12cm-CD/DVD veya 8cm-Mini-CD/DVD olmak üzere iki farklı boyut arasında seçim yapma olanağı sunuyor. 8cm. boyutundaki CD KARTPOSTAL’a yaklaşık olarak 1000 adet fotoğraf veya 20 dakika video film yükleyebilirsiniz.  Ürünün 12cm’lik versiyonunun CD belleği ise daha fazla multimedia depolama olanaklarına sahip olup toplam alan  700 MB’dır.   CD KARTPOSTAL hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için kutvan@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.
Gardrobunuzda yer açın! Çünkü bu sezon neon renkli çantalar kıyafetlerinizi aydınlatmaya geliyor. THE CAMBRIDGE SATCHEL COMPANY tarafından üretilen bu çantalar en sade kıyafetinizi bile göz alıcı hale getiriyor. Elle ve Vogue gibi dergilerde boy gösteren bu çantalar farklı stilleriyle objektiflere poz veren moda bloggerlarının şimdiden gözdesi oldu bile.   Floresan renkli bu çantalar amaca uygun olarak çeşitli boyutlarda tasarlanıyor.  Bu nedenle şık bir davette bir portföy, iş toplantılarında ya da ofiste laptop çantası ve kalın kitaplar için ideal bir okul çantası olarak kullanılabiliyor.Bu farklı çantaları internetten sipariş verip dilerseniz üzerine isminizin başharflerini yazdırarak size özel hale getirebiliyorsunuz.İşte bu farklı tarzı keşfeden stil sahibi bayanların bazıları:    
    Kendisine tam anlamıyla “yetenekli bıdık” demek istiyorum. Evet, evet… 1982 doğumlu Tayvan asıllı bu genç adam şu sıralar dünyanın en gözde tasarımcılarından biri olma yolunda ilerliyor. Öyle ki Michelle Obama’dan tutun da Jessica Alba’ya kadar bir çok ünlü sima onun tasarımlarını sergiliyor. Kendi başarısının yanında, Michelle Obama’nın ona olan desteği göz ardı edilemez tabi ki. Michelle Obama bu genç yeteneği keşfedip Vogue ve Elle gibi dünyaca ünlü dergilerin editörlerine onu tanıtmış ve bu yetenekli bıdığın önü bu şekilde çabucak açılıvermiş. Diane Kruger 2010 SAG ödüllerinde giydiği hardal rengi elbiseyle oldukça dikkat çekmişti. O gece Kruger’ın ödül alıyor olması da Wu’nun elbisesinin daha çok konuşulmasına neden olmuştu. Aynı yıl Costume Institute Gala’sında Camilla Belle’in giydiği muhteşem kırmızı Jason Wu tasarımı ise, Belle’in bir çok insan tarafından “Bu kız da kim?!” şeklinde tepkiler almasına sebep olmuştu.   Gelelim yetenekli bıdığın 2011 Sonbahar/Kış koleksiyonundan göze çarpan birkaç parçaya… Wu’nun koleksiyonunda ağırlık siyah ve beyaz tonlarında olmasına rağmen ateş kırmızısı, hardal tonları ve parlak maviler de yer yer kendini göstermekte. Hiç süphe yok ki Jason Wu, kendi tarzıyla emin adımlarla yükselmeye devam edecek. Biz de onu hayranlıkla izlemeye devam edeceğiz…İstanbul’dan SevgilerleÖzüm Kasapoğlu
Elsa Schiaparelli’nin şok edici pembesi, Valentino Garavani’nin kırmızısı...Evet renklerden bahsediyorum.Her ne kadar zaman zaman siyahın ağırlığı altında ezilip üvey evlat muamelesi görseler de renkler moda dünyasının vazgeçilmezlerindendir. Schiaparelli bir zamanlar verdiği bir röportajda kendi keşfi olan şok edici pembeyi hayat veren bir renk olarak tanımlamış.Bu oldukça yerinde bir tespit çünkü yapılan bilimsel araştırmalar da bize renklerin psikolojimiz üzerinde oldukça büyük bir etkisi olduğunu gösteriyor. Erkeklerin aksine renkleri daha bolca kullanabilme lüksüne sahip olduğumuz için renkler özellikle biz kadınların psikolojisinde önemli bir söz sahibi. Kendimizi tatsız hissettiğimiz bir gün sürdüğümüz pembe bir rujun dahi bizi daha iyi bir ruhsal noktaya taşıdığını kim yadsıyabilir? Ya da kasvetli bir kış sabahı tırnaklarımıza sürdüğümüz nar çiçeği rengi ojenin bizi mutlandırmadığını iddia edebilir miyiz? Her rengin psikolojimiz üzerinde farklı farklı etkileri vardır. Örneğin turuncu gibi sıcak renkler enerji seviyemizi arttırırken mavi gibi soğuk renkler bizi rahatlatma özelliğine sahiptir.   Ruhsal durumumuzu etkileyebilme gücünün yanı sıra kullandığımız renklerle dış dünyaya kimi bilinçli kimi de bilinçaltısal dürtülerle güdümlenen değişik mesajlar veririz. Kırmızı giyerek tutkulu bir kadın olduğumuzun, mor giyerek asaletimizin ya da sarıyla iyimserliğimizin altını çizeriz. Renkler aracılığıyla verdiğimiz kimi mesajsa cesaretimizin boyutlarıyla ilgilidir.Öyle ya adına şehir de denen çelikten ormanların genelde siyahlara bürünmüş bir şekilde arz-ı endam eden sakinleri arasında renkli mi renkli giyinerek göze çarpmak modasal bir cesaret ister. Renkler bizim sürüden ayrılarak bireyselliğe doğru bir yolculuğa çıkmamıza yardımcı olurlar.     Renkler stil sahibi olmamızda da önemli bir rol oynarlar. Renkleri kıyafetlerimizde kullanmak bir yana dursun, sadece istikrarlı bir şekilde kullandığımız kırmızı bir ruj bile bizi Paloma Picasso ve Diana Vreeland gibi kırmızı ruj sever stil ikonlarının dünyasına taşıma gücüne sahiptir.Bu iki ismi o kadar etkili ve unutulmaz kılan iflah olmaz kırmızı sevdaları değil midir biraz da? Ve yine klasik bir güzelliğe sahip olmayan Vogue’un efsanevi editörü Vreeland’in bize gösterdiği gibi renklerin öneminin farkına varan ve onları doğru kullanan her kadın güzeldir.   Sadece siyah ve beyazın hüküm sürdüğü bir dünya ne kadar da monoton olurdu öyle değil mi? O halde gelin renklerin kıymetini bilin ve zümrüt yeşili küpelerinizle, sıklamen rengi elbisenizle ya da turuncu fularınızla ruhunuzu sık sık renklerin canlı dünyasında gezintiye çıkarın.
Dermalogica Skin Resurfacing Cleanser: Olgun Ciltlere Derinlemesine Temizlik: Dermalogica’nın olgun ciltler için geliştirdiği Skin Resurfacing Cleanser, hem temizleme hem de peelingi tek bir adımda gerçekleştiren mükemmel bir ürün. Hücre yenilenmesini hızlandırıcı içeriklere sahip Skin Resurfacing Cleanser, sabah akşam düzenli kullanıldığında cildin doğal nem bariyerinin güçlenmesine yardımcı oluyor.   Cilt yaşlanmasına neden olan biyokimyasalları kontrol altına almak için cilt bakım rutinin her aşamasında uygun ürün kullanmak gerekiyor. Dermalogica, olgun ve zamansız yaşlanan ciltlere özel bir temizleyici ile cilt bakımına başlamanın gerekliliğini savunuyor. Skin Resurfacing Cleanser, yaşlanmaya neden olan biyokimyasalları bastırıcı içerikleri ile olgun ciltler için geliştirilmiş mükemmel bir temizleyici!Yaşlanmaya bağlı olarak hücre yenilenmesi yavaşlıyor. Skin Resurfacing Cleanser içeriğindeki Laktik Asit ile hem temizleyici hem de peeling görevi görerek hücre yenilenmesini hızlandırıyor. Formülünde bulunan E Vitamini kompleksi ile cildin doğal nem bariyerini güçlendiren bu ikisi bir arada ürün, aynı zamanda cilt yumuşaklığını etkileyen ve artıran bir antioksidan görevi görüyor.
Bir zamanların en gözde modellerinden biri olan Brezilya’lı Andrea Dellal'in kızı Charlotte Olympia son bir kaç senedir kendi adını taşıyan ayakkabı markasıyla fashionistaların dikkatlerini üzerine çekiyor. Tasarımlarında sık sık  annesinin anavatanı Latin Amerika’nın egzotik güzelliğinden esin alan Olympia, Blahnik, Choo ve Louboutin üçlemesinden sıkılanlar için eğlenceli bir durak. Olympia’nın 2011 Bahar koleksiyonundan muz temalı bir ayakkabı.         İşte Olympia’dan bayıldığımız bir tasarım daha. Kara dul ayrıntılı pleksiglas dış cephenin içinde kadife zarf çanta.     Olympia’nın tasarımlarından bir kesit.
Inès de la Fressange Catherine Deneuve, Sophie Marceau Vanessa Paradis ve Inès de la Fressange. Bu dört ünlü Fransız kadının milliyetleri dışında başka bir ortak özellikleri daha var: yaşsızlıkları. Peki bol bol yağ içeren yemek tarzlarına karşı Fransız kadınları nasıl oluyor da her yaşta bu kadar fit–ki buna Fransız paradoksu deniyor- bu kadar bakımlı ve de bu kadar yaşssız olmayı başarıyorlar. Karakter A olarak sizler için bu sorunun cevabını araştırdık ve ortaya şu sonuçlar çıktı:1-Yürüyüş, yürüyüş: Spor salonlarında bulunmaktan pek de hoşlanmayan Fransız kadınları sporu hayatın her alanına yayarak her daim fit kalmayı beceriyorlar. Nasıl mı? Yürüyen merdivenleri ve asansörleri es geçerek merdivenleri kullanıyorlar. Sonuç daha fit bir vücut. Fransız kadınlarının ikinci fitness sırrı ise şehir içi ulaşımında mümkün olduğu kadar ayaklarına güvenmeleri ve bol bol yürümeleri.  Malum önümüz yaz sizler de daha fit bir vücut için haftada 2-3 kere bile olsa yürüyen merdiven ve asansörler yerine merdivenleri kullanmaya ve bol bol yürüyüş yapmaya ne dersiniz?   2-Stil: Malum Fransa modanın anavatanı. Dolayısıyla Fransız kadınlarının yaşları ne olursa olsun her daim giyim kuşamlarına dikkat etmeleri de oldukça normal. 30 senedir Fransa’da yaşayan bir tanıdığımın da sık sık dile getirdiği gibi, her zaman kendilerinin en iyi versiyonu olmaya özen gösteren Fransız kadınları evlerinden köşedeki markete giderken bile bakımlı olmayı hayat felsefeleri haline getirmiş durumdalar. Coco Chanel’in de dediği gibi kaderle ne zaman randevunuz olduğunu bilemezsiniz. O halde her daim bakımlı olmalı ve kaderle olan randevumuza kendimizin en mükemmel haliyle çıkmalıyız.     3-Kremler: Fransız kadınlarının en önemli sırlarından biri de ciltlerine gösterdikleri özen. Yapılan bir araştırmaya göre Fransızlar 15 gibi erken bir yaştan itibaren cilt bakımlarına dikkat etmeye başlıyorlar. Yine aynı araştırmaya göre ciltlerini güneşten korumadan asla dışarı çıkmıyor ve makyajlarını silmeden de kafalarını yastıklarına koymuyorlar.   4-Az daha az: Söz konusu makyaj olduğunda Fransız kadınlarının mottosu az daha az. Hemen hemen hepsi natürel bir görüntüden yana olan Fransız hemcinslerimiz mümkün olduğu kadar az makyaj yapıyorlar ve fondöten yerine allık kullanmayı tercih ediyorlar. Karakter A olarak bizim size önerimizse fondöten yerine ID gibi mineral bazlı pudralar kullanmanız. Eğer ID’nin ülkemizdeki fiyatı size fazla gelirse daha düşük fiyatlı ama aynı oranda güzel Max Factor’ın mineral bazlı pudralarını da kullanabilirsiniz.   Biz Türk kadınları zaten oldukça güzeliz. Ancak kendimize daha da iyi bakmak ve de güzelliğimize güzellik katmak istediğimizde de yukardaki listeden her daim kopya çekebiliriz. Ne dersiniz?  
    Biliminsanlarının bitmek tükenmek bilmeyen araştırmalarla bizi kimi zaman çileden çıkarttıkları yadsınamaz bir gerçektir. Örneğin yaptıkları araştırmaların sonucuna göre yağ kimi zaman bizim için iyiyken kimi zaman da asla tüketilmemesi gereken bir gıda maddesidir.Yazımıza konu olan yağ ise cildimize iyi gelecek olan bir yağ. Beekman 1802 markasının Stick of Butter ürünü bir yağ kalıbı gibi dursa da aslında o bir nemlendirici. İçeriğinde mango yağı, zeytinyağı, keçi sütü maddeler barındıran bu ürün cildiniz, dudaklarınız ve elleriniz için kullanabileceğiniz çok işlevli bir yapıya sahip. Ayrıntılı bilgi için Beekman 1802 sitesini ziyaret edebilirsiniz. http://bit.ly/hGWk3N
Hollanda’da yaklaşık 700 yıldır hükümdarlık süren saboların dünyanın geri kalan ülkelerini ele geçirmesi 1970’li yıllara denk düşer. O dönemin Abba, Boney M gibi müzik ilahlarının ayaklarından çıkmayan sabolar 2011 yılında tekrar karşımıza çıkıyorlar.Ancak 2011 model sabolar annelerimizin sabolarından oldukça farklı modellerde. Altın ve derinin ilginç bir şekilde birleştiği bu saboyu bu linkte bulabilirsiniz. http://bit.ly/lkKIEg       Steve Madden’dan güzel bir model.         Kedi desenli şirin mi şirin bir sabo.    
    Bu yıl ilkbahar modası için tasarlanan kıyafetleri kullanma şansımız pek olmadı maalesef ama neyse ki havaların tamamen ısınmasına ve cıvıl cıvıl renklerle dolaşabileceğimiz yaz mevsiminin gelmesine çok az kaldı. Bu yaz modası ile ilgili çok umutluyum. Çünkü belirli parçaların sivrildiği bir modanın hakim olacağını mağazaların yaz kreasyonlarını sergiledikleri raflardan anlamamak mümkün değil. Uzun rengarenk etekler üzerine düz beyaz t-shirtler ile birlikte farklı tasarımlara sahip aksesuarlar büyük çantalar bütün bir yazı trendy ve şık geçirmek isteyen herkes için ideal. Dümdüz büzgülü eteklerin kullanışı da yazın sıcaklarında rahat etmek isteyenler için raflardaki yerlerini aldı. Bunun yanı sıra kilo problemi olmayan ve orta uzunlukta ya da uzun boylu bayanlar için çeşit çeşit tulumlardan hazırlanmış bir akım var ki ben bu yaz tulumdan başka bir şey giymeyi düşünmüyorum. Özellikle İspanyol paça straplez tulumları gün içinde bir hırka ile gayet sade kullanabileceğiniz gibi gece katılacağınız şık davetlerde şık bir aksesuarla ortama uydurabilmeniz mümkün olacaktır. Tulum ve uzun eteklerin yanı sıra son birkaç yıldır süregelen mini kot şort modası da bu yıl ve bana sorarsanız önümüzdeki yıllarda da devam edecek gibi duruyor. Üzerine her türlü t-shirtü giyerek farklı kombinler ile değişik stiller kazandırabileceğiniz kot şortlar uzun seneler boyu da yaz modasındaki yerini koruyacak gibi duruyor. Tabi bir de bu yaz ön plana çıkan floral desenlerden de bahsetmeden geçmek olmaz. Her tarza uygun zarif-gösterişli, canlı renklerde-soluk renklerde, küçük ve büyük çiçek desenleri ile hazırlanmış model uygulamasız bir elbise bile bulunduğunuz ortamı canlandırmanızı sağlayacaktır. Yazın bütün renklerini üzerinde taşıyabilen floral desenler rengarenk ayakkabılar, çantalar ve aksesuarlar ile sizi de canlandıracak ve size hayat enerjisi verecek . Bu yaz sezon trendlerinin çeşitliliği pek çok farklı stile sahip bayan için seçim kolaylığı sağlıyor. Ancak vücut şeklinize ve ten-saç renginize uygun sizin için doğru tasarımları seçmek de sadece sizin elinizde. Elvan Dink
Ne yalan söyleyeyim onu ilk Victoria’s Secret Fashion Show 2010’da keşfettim.
  Güneşin güzel yüzünü göstermeye başladığı bu ılık bahar günlerinde 2011 İlkbahar-Yaz trendlerinden bahsetmenin tam zamanıdır diyerek sizleri kısa bir moda turuna çıkarıyoruz.Bakalım önümüzdeki günlerde bizi ne gibi trendler bekliyor.